Bir çocuk oyun oynarken yalnızca eğlenmez. Düşünür, kurar, çözer, bazen de anlatır. Özellikle okul öncesi dönemde oyun, gelişimin ayrılmaz bir parçası hâline gelir. Duygular, davranışlar ve düşünceler oyun sırasında görünür olur. Tam da bu yüzden okul öncesinde oyun etkinlikleri, sadece boş zaman değerlendirmesi olarak düşünülmemelidir.
Her oyun çocuğun iç dünyasına açılan küçük bir penceredir. Kurduğu hikâyelerde, oynadığı rollerde ya da yaptığı seçimlerde birçok ipucu saklıdır. Öğretmen bu sırada yalnızca izleyici değildir. Doğru zamanda kurulan bir göz teması ya da yönlendirici bir soru, oyunu daha iyi kavramasını sağlar. Oyun etkinliklerinin gelişigüzel değil, bilinçli seçilmesi gerekiyor. Fakat bu seçim çocuğun yaratıcılığını sınırlamamalıdır. Hazır kurallardan çok, esneklik tanıyan yapıların içinde çocuk kendini daha rahat gösterebilir. Gaziemir Anaokulu oyun konusunda yaklaşımlarıyla çocukların yaratıcılığını destekleyen, özgür düşünmeye alan tanıyan bir öğrenme ortamı sunuyor.
u dönemde hem bireysel hem de grup oyunlarına yer verilir. Oyunlar sadece eğlenceli vakit geçirmek için değil, gelişimi desteklemek için de kullanılır. Bu yüzden oyun seçiminde amaç net olmalıdır.
Hafıza kartları, taklit oyunları, rol yapma çalışmaları ve basit kurallı masa oyunları anasınıfında sık tercih edilir. Ayrıca fiziksel hareket içeren yarışmalı oyunlar da çocukların enerjisini dengelemeye yardımcı olur.
Bu oyunlar aracılığıyla çocuklar paylaşmayı, beklemeyi ve sırayla hareket etmeyi deneyimleyebilir. Tam da bu yüzden okul öncesinde oyun etkinlikleri, çocuğun sosyal ve duygusal becerilerini geliştirme açısından oldukça değerlidir.
Oyunlar sırasında öğretmen sadece izleyen değil, yönlendiren ve gerektiğinde dahil olan bir rol üstlenir. Doğru zamanda gelen bir destek, oyunu daha anlamlı kılar. Anasınıfında oynanan her oyun, çocuğun dünyasını bir parça daha büyütebilir
Anaokulunda hangi etkinlikler yapılabilir sorusu, program planlamasında sıkça gündeme gelir. Etkinlikler çocuğun gelişim alanlarını destekleyecek biçimde çeşitlendirilmelidir. Sanat çalışmaları, serbest zaman oyunları, hikâye anlatımı ve doğa gözlemleri bunlardan bazılarıdır.
Çocuklar için yapılan etkinliklerde tek bir doğrultu yerine çoklu öğrenme alanları düşünülmelidir. Örneğin, bir drama etkinliği hem dil hem de sosyal gelişimi destekleyebilir. Ayrıca ritim ve hareket içeren etkinlikler de sıkça tercih edilir.
Tüm bunların yanında okul öncesinde oyun etkinlikleri, çocuğun doğal öğrenme sürecinin önemli bir parçası olarak görülmelidir.
Etkinlik ne olursa olsun, içinde çocuğun söz hakkı olması önemlidir. Katılım göstermesi, fikir üretmesi ve sürece dahil olması onu hem motive eder hem de öğrenmeyi derinleştirir. Anaokulundaki etkinlikler, sadece içerikten değil, çocukla kurulan ilişkiden değer kazanacak.
Çocuklarla oynayabileceği oyunlar, hem evde hem okulda yetişkinlerin bazen kararsız kalmasına neden olabiliyor. Her oyun, çocuğun ilgisine, yaşına ve o anki ruh hâline göre şekil alır. Bu nedenle klasik bir liste yerine, duruma göre seçilen oyunlar daha etkili olur.
Kukla oyunları, eşya saklama, dans dur, hikâye tamamlama ve taklit oyunları çocuklar için keyifli ve öğreticidir. Bu oyunlar çocukların ifade becerisini ve sosyal etkileşimini artırır.
Özellikle okul öncesinde oyun etkinlikleri, çocukların duygularını dışa vurmasına ve birlikte hareket etmesine alan açar.
Oyun sırasında yetişkinin katılımı oldukça önemlidir. Sadece yöneten değil, oyuna eşlik eden bir yetişkin çocuğun özgüvenini de destekler. Oyunlar, çocukla bağ kurmak için de güçlü bir fırsat sunar. En basit oyun bile ilgiyle ve dikkatle oynandığında, çocuğun dünyasında iz bırakabilir.
Okul öncesinde oyun türleri, çocuğun gelişim sürecini anlamak açısından önem taşır. Çünkü her yaş evresinde farklı oyun türleri öne çıkar. Bu oyunlar aynı zamanda çocuğun sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimini farklı şekillerde destekler.
Yalnız oyun, paralel oyun, birlikte oyun ve kurallı oyun okul öncesi dönemde gözlemlenen temel türlerdir. Bu türler çocuğun yaşına ve sosyal deneyimine göre değişebilir.
Bu süreçte planlanan okul öncesinde oyun etkinlikleri, çocuğun gelişim aşamasına uygun seçildiğinde daha fazla etki yaratabilir.
Örneğin, yalnız oyun oynayan bir çocukla grup çalışmasına zorla katılım sağlamak yerine, gözlem ve zaman tanımak daha yapıcı olabilir. Oyun türleri arasında geçiş, çocuğun içsel hazır bulunuşluğuna bağlıdır.
Bu yüzden her çocuğun kendi oyun ritmini bulmasına alan tanınmalıdır. Oyun yalnızca bir etkinlik değil, çocuğun gelişimini dışa vurduğu doğal bir ortamdır.
Oyun, okul öncesi dönem çocuklarının hem en doğal dili hem de en güçlü öğrenme aracıdır. Her oyun, bir çocuğun dünyasını dışa vurma biçimi olabilir. Bu yüzden okul öncesinde oyun etkinlikleri, yalnızca eğlenceli zamanlar olarak görülmemelidir. Oyunlar doğru planlandığında, hem duygusal hem sosyal hem de bilişsel gelişimi destekleyen değerli deneyimlere dönüşebilir.
Anasınıfında oynanan oyunlardan, evde birlikte kurulan basit etkinliklere kadar her an, çocuğun kendini tanımasına ve çevresiyle bağ kurmasına katkı sağlayabilir. Bu nedenle yetişkinin oyuna eşlik eden, yönlendirmekten çok destekleyen bir tutumla yaklaşması önemlidir. Çünkü bir çocuk oyunla büyür, oyunla düşünür ve oyunla gelişir.