Disiplin, çoğu zaman ceza ile karıştırılır. Oysa gerçek anlamıyla disiplin, çocuğa doğruyu göstermek ve davranışlarını yönlendirmektir. Bağırmak, tehdit etmek ya da cezalandırmak, çocuğu korkutabilir ama ona doğru davranışı öğretmez. Tam aksine, bu yöntemler çocukta güvensizlik ve inatlaşma yaratabilir. Okul öncesi disiplin yöntemleri çocukların sınırlarını anlamakla başlar. Ancak bunu öğrenmeleri için güvenli ve tutarlı bir rehberliğe ihtiyaç duyarlar. Sınır koymak, çocuğun gelişimini engellemek değil, onun güvenliğini sağlamak ve sosyal ilişkilerini düzenlemektir. Ne zaman durması gerektiğini bilmek, neyin kabul edilebilir olduğunu anlamak çocuğa iç disiplin kazandırır.
Gaziemir anaokulu gibi kurumsal ortamlarda, çocuklara sınırları öğretmek için olumlu dil ve sabırla yaklaşan eğitim modelleri tercih edilir. Bu yaklaşım, İzmir en iyi anaokulu seçenekleri arasında fark yaratan unsurlar arasında yer alır. Çünkü çocuk, saygı görerek öğrenmeye daha açık hale gelir.
Sınır koymak için çocuğun büyümesini beklemek, birçok ebeveynin düştüğü yaygın bir hatadır. Oysa çocuklar 1 yaşından itibaren sınırlarla karşılaşmaya başlar. Henüz konuşamasa bile neyin kabul edildiğini, neyin edilmediğini gözlemler ve buna göre tepkiler geliştirir. Bu nedenle davranış sınırları çok erken yaşta şekillenmeye başlar.
Anaokulu öncesi dönemde, çocuk kuralları test etmeye eğilimlidir. Eşyaları yere atmak, “hayır” demek ya da ısrarla dikkat çekmeye çalışmak bu dönemin doğal parçalarıdır. Bu davranışlar yanlış olarak görülmemeli; yönlendirme fırsatına çevrilmelidir. Sınırlar kararlı ama yumuşak bir dille gösterildiğinde çocukta güvensizlik değil, güven hissi oluşur.
Sürekli değişen tepkiler, çocuğun kafasını karıştırır. Bu yüzden hem evde hem okulda tutarlı bir yaklaşım gerekir. Anaokullarında çocuklara sınır koymak, cezalandırma değil; rehberlik çerçevesinde ele alınmalıdır.
İzmir'in en iyi anaokulları gibi profesyonel kurumlar, bu hatalardan uzak durarak çocuklarla etkili iletişim kurar. Disiplin anlayışının bilinçli şekilde uygulandığında çocukların hem sınırlarını hem de kendilerini tanımalarına yardımcı olur.
Disiplin, çocuk gelişiminde yalnızca davranışları kontrol altına alma aracı değildir. Aynı zamanda çocuğun kendini güvende hissetmesini, sınırlarını tanımasını ve sosyal yaşamda nasıl hareket edeceğini öğrenmesini sağlar. Özellikle okul öncesi dönemde disiplin uygulamaları ne kadar tutarlı ve şefkatli olursa, çocuk o kadar sağlam bir iç denge kurar.
Disiplin ceza ile değil, yönlendirme ve empatiyle şekillenmelidir. Bu noktada hem ailelerin hem de öğretmenlerin aynı dili konuşması önem taşır. Kurallar net ama yumuşak bir dille aktarılmalı, çocuğun duyguları göz ardı edilmemelidir. Çocuğa her zaman yeni bir şans verilmeli ve olumlu davranışları fark edilip pekiştirilmelidir.